Yok eğer dönüp hızla markete doğru koşan birisini görürseniz, o fazla ödeme yapmış bir vatandaştır.
Türkiye, YTL’yi öğreniyor.
Ben şöyle yapıyorum; sondan altı sıfırı atıyorum. Doğru yapıp yapmadığımı kontrol etmek için sıfırları tekrar yerine koyuyorum.
Geriye kalıyor altı sıfırlı parayı YTL’ye çevirmek.
Siz de bunu yapabilirsiniz.
Yok olmadı, yapacağınız şey gözlerinizden birisini hafif kısarak, işaret parmağınızı alt dudağınıza koyup, kasiyere ‘Şimdi bu hesap doğru oldu mu?’ gibi bakmanızdır.
Bakınca zaten kasiyerin de bir gözünü hafif kısıp, işaret parmağını alt dudağına koyup ‘Şimdi bu hesap doğru oldu mu?’ der gibi size baktığını göreceksiniz.
Benim muhterem eşim daha çabuk yapıyor bu hesapları, ‘Yine yanlış yaptın’ diye atılıyor ve doğru rakamı söylüyor:
‘Bir lira 250 milyon...’
*
Beni asıl mutlu eden ise, yıllar boyu büyüklerden her seferinde dinlemek ve ‘Aaaaa...’, ‘Uuuuu...’ gibi sesler çıkarmak zorunda kaldığım o ‘4 milyona araba almıştım’ anıları.
Bundan böyle ‘4 milyona araba almıştım’ diyen olursa, gençlerin açıklayacakları kanaati duyar gibiyim:
‘Seni kazıklamışlar...’
Çünkü YTL’ye göre kimse 4 trilyona mı ne araba almış birisini ‘akıllı’ saymaz.
Ve biz yetişkinler, çocukların gözünde aptal yerine konulmamak için asla ‘4 milyona araba aldığımızı’ söylememeliyiz.
*
Dönüyorum YTL hesaplamalarına:
Yine de hesap içinize sinmediyse, marketin önünde bir süre oyalanmanız iyi olacaktır
İki ihtimal vardır:
Ya kasiyer peşinizden koşarak çıkacaktır, ya da siz içeri koşacaksınızdır.
Bu ikisinin dışında hesap doğru sayılır.
Şimdi bu memleketin vatanseverleri olarak yapmamız gereken tek şey var:
Kara parayla, vergi kaçakçılığıyla, vurgun-soygunla, kirli kazançla, borç batağıyla enflasyonu yavaş yavaş azdırıp atılan altı sıfırı tekrar geri getirmek...