Adalet Bakanı Çiçek, “Bugün askerler ve yargı mensupları adalet önünde hesap verebiliyor. Milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması konusunda çalışma olacak mı?” sorusu üzerine, bazı örneklere bakarak, Türkiye'de her işin yolunda olduğu söylenirse yanlış noktalara varılabileceğini kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu konudaki hassasiyetinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu vurgulayan Çiçek, bu yönde yargıdaki gelişmeleri de memnuniyet verici bulduğunu belirtti.
Çiçek, hakim ve savcıların imtiyazlar sebebiyle yeterli soruşturma imkanının olmadığını kabul ettiklerin ifade ederek, şöyle konuştu:
“Bir düzenleme yapmamız gerekiyor, ama bu düzenlemenin Anayasa'da başlaması gerekecek, bu Anayasa değişikliğini de şu an CHP ile birlikte yapmamızın da daha doğru olacağı kanaatindeyiz. Çünkü yerli yersiz tartışmalarla Türkiye'yi meşgul etmememiz gerekiyor. Eğer bu yol açılacaksa milletvekili dokunulmazlığı dahil olmak üzere her türlü imtiyazın ortadan kaldırılması lazım. Olması gereken noktaya çekilmesi lazım. Türkiye'de şeffaflık böyle temin edilebilir. Diğer alanlardaki imtiyazlar kalkmadan sadece milletvekili dokunulmazlığını kaldırmak olmaz.”
Geçen dönem hakkında iddia bulunanların hemen hemen hiç birisinin bugün dokunulmazlığının olmadığını, milletin 3 Kasım'da bu dokunulmazlıkları kaldırdığını belirten Çiçek, “Eğer bu insanlar suç işlediyse bugün onlarla ilgili yakasına yapışma noktasında herhangi bir imtiyaz kalmamıştır. O halde dokunulmazlık meselesi tek başına değerlendirilecek bir konu değil. Demokrasi denge rejimi. Bu dengeleri yerli yerine oturtmadığınız takdirde o zaman başka sorunlar ortaya çıkar” diye konuştu.
“CHP, PARTİMİZİN OYLARINI KENDİ HESABINA YAZACAKTIR”
Bu imtiyazlarının hepsinin belli bir noktaya getirilmesi gerektiğini vurgulayan Çiçek, şöyle konuştu:
“Bir Avrupa Birliği ülkesinde bu imtiyazlar hangi noktaya kadarsa oraya kadar indirelim. Olması gerekenler olsun, olmaması gerekenler de olmasın. Bu kadar basit. Bu kadar uzun kalacak bir durum da değil.
Gözardı edilen bir husus var. Bu dokunulmazlık meselesi, 1995'ten sonra da gündeme geldi. Ben parlamentodayken, bazı arkadaşlarımızla birlikte Anayasa'nın 83. ve 100. maddesiyle ilgili değişiklikte de çalıştık. Gizli oylama olduğu için o zaman Meclis'teki 5 partiden 4'ü güya bunların kalkmasına taraftardı. Ama toplam oyun yarısı kadar bu değişiklik oy alamadı. CHP, bu konuda 'Efendim bu dokunulmazlık kalksın' filan diyor, ama ben inanıyorum ki bu konu gündeme geldiğinde bizim partiden verilen oyları kendi hesabına yazacaktır. Kendi milletvekillerinin de çok önemli bir kısmı vermeyecek ve bunu ispatı da zordur gizli oylama olacağı için. Bunu düzenlemenin yolu bütün imtiyazları belli bir denge içerisinde yerli yerine oturtmaktan geçiyor. Aksi halde sadece 'dokunulmazlık der' ve bunun üzerinde durursak sanki bu memleketteki bütün yolsuzluğu milletvekilleri yapıyor olur.
“50 DEFA ÖNERİ GÖTÜRDÜK”
“Bu konuda CHP'ye öneri götürecek misiniz?” sorusuna Çiçek, “50 defa götürdük. Bu da bir öneri değil mi şimdi. Kaç defa konuştuk, televizyon aracılığıyla konuştuk, şimdi sizin aracılığınızla tekrar konuşuyoruz. Bunu duymayan, bilmeyen kalmadı. Gelsin TBMM Uzlaştırma Komisyonu'na üye versin. Bütün ayrıcalıkları komisyonda el birliğiyle temizleyelim. Bundan daha güzel teklif olur mu?” yanıtını verdi.
Çiçek, CHP “evet” derse bu adımın atılacağını, “hayır” derse bu konunun tek başına gerçekleştirilecek bir husus olmadığını söyledi.
(aa)